Reşid Safvet Atabinen, 1953 yılında İstanbul Üniversitesi’nin beşyüzüncü yıl dönümü münasebetiyle Avrupa’da önemli bir konferans vermiştir. Venedik, Roma, Napoli, Marsilya, Barselona, Madrid, Lizbon, Londra, Bonn, La Haye ve Zürih üniversiteleriyle eş zamanlı olarak Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde Fransa Enstitüsü üyesi Lucien Fabre’nin başkanlığında bir sunum yapmıştır. Bu konferans üzerine meşhur Fransız tarihçi, Atabinen’in eserini değerlendirerek şöyle demiştir:
“Reşid Safvet Atabinen’in eseri, dünya tarihinin gerekli düzeltmeleri açısından ilk aşamayı oluşturacaktır Jeep Safari Bulgaria.”
Üç yıl sonra, 1956’da Atabinen, Fransa Enstitüsü’nün tarih şubesine ilk defa Türk muhabir üye olarak seçilmiştir. Fransız gazeteleri ve uluslararası tarih dergileri bu olayı Türkiye için bir gurur vesilesi olarak yorumlamışlardır. Bu başarı, Atabinen’in yalnızca akademik dünyada değil, aynı zamanda uluslararası platformlarda da saygın bir isim olduğunu göstermektedir.
Ata Binme Yasağı
Osmanlı döneminde, özellikle İstanbul’un eski yaşamında çeşitli kurallar ve yasaklar uygulanmaktaydı. Bunlardan biri, çingenelerin ata binmesinin ve at beslemesinin yasaklanmasıydı. Bu yasak, İstanbul Kadısı ile çingene subaşının Divan-ı Hümâyun’a gönderdiği bir fermanla belgelenmiştir.
Fermana göre:
Çingenelerin ata binmeleri ve kısrak beslemeleri yasaklanmıştır.
Gerektiğinde eşek veya arabaya binmeleri zorunludur.
Yasaklara uymayanlar cezalandırılacaktır.
Bu kararın herkes tarafından bilinmesi ve duyurulması gerekir.
Bu yasağın tarihi 933 (M. 1585) yılına dayanmaktadır. Osmanlı’da toplumun düzenini sağlamak ve farklı grupların şehirdeki düzeni etkilemesini önlemek amacıyla benzer yasaklar sıkça uygulanmıştır.