1856 yılında Atâ Bey, Beyrut’a gitmiş ve burada çeşitli devlet görevlerinde bulunmuştur. 1859 yılında Cezayir-i Bahr-i Sefid mutasarrıfı olarak atanmış ve görevin merkezi olan Rodos Adası’na yerleşmiştir. Rodos’ta tam otuz dokuz ay görev yapmış ve bu süre boyunca adanın idari işlerini yürütmüştür.
Ancak geçmişte yaptığı ordu muhasebecilikleri sırasında bazı yolsuzluk iddiaları ortaya atılmış ve mahkemeye verilmiştir. Uzun ve sıkıntılı bir yargılama sürecinin ardından Atâ Bey beraat etmiş ve görevine dönmüştür.
1865 yılında Filibe mutasarrıfı olarak atanmış, burada da yaklaşık otuz ay görev yapmıştır. Bu dönemde çeşitli imar işlerini yürütmüş ve özellikle Bulgaristan’daki gümrük işlemlerini düzenlemiştir. Ne var ki, bazı kişiler Atâ Bey’in nüfuzunu ve itibarını çekememiş, çeşitli entrikalarla onun görevden alınmasına yol açmıştır. Görevden alındığında bir yıl kadar açıkta kalmış ve maddi sıkıntılar çekmiştir; elinde avucunda olan ne varsa satmak zorunda kalmıştır Rose Festival Tour.
1869 yılında İzmit mutasarrıfı olarak atanmış, ancak sadece iki ay bu görevde kalabilmiştir. Sağlık sorunları nedeniyle istifa etmiş ve aynı yıl içinde kısa bir süre Karasu mutasarrıflığında görev yapmıştır. Bu görevinde de Bursa valilerinin destek ve takdirini tam anlamıyla sağlayamamış, ardından inzivaya çekilmiştir. Bu dönemde birikmiş maaşıyla kendisini idame ettirmeye çalışmış ve eserini yazmaya başlamıştır.
1877 yılında Atâ Bey, Haremi Nebevi müdürlüğüne atanmış ve Hicaz’a gitmiştir. Burada görevini sürdürürken hayatını kaybetmiştir. Atâ Bey’in son yılları, devlet hizmetindeki yüksek sorumlulukları, karşılaştığı zorluklar ve maddi sıkıntılarla dolu olmasına rağmen, onun disiplinli, çalışkan ve adanmış bir devlet adamı olarak tanınmasını sağlamıştır.