Büyükada Açıklarında Vapurların Dizilişi

Basra vapurunun hemen yanında, Cemiyeti Hayriye üyelerini taşıyan “Halep” vapuru ile Türk Ocağı tarafından kiralanan “Bağdat” vapuru bulunuyordu. Biraz daha ileride ise üzerinde “İstanbul Musikişinasları Gazi Paşa Hazretlerine hoş geldiniz der” yazılı bir levha taşıyan “Fenerbahçe” vapuru yerini almıştı. Bu vapurlar, Büyükada açıklarında düzenli bir şekilde sıralanmış, adeta deniz üzerinde bir tören alanı oluşturmuşlardı.

Burgaz Adası yönüne doğru bakıldığında Haydarpaşa vapuru, onun arkasında ise Haliç Şirketi’ne ait üzerinde “Hoş geldin” yazılı levhalar bulunan 7, 9 ve 16 numaralı vapurlar ile birlikte iki vapur daha görülüyordu. Aynı bölgede Rüsumat Muhafaza memurlarını taşıyan bir vapur, biraz geride ise Şirket-i Hayriye’nin 70 ve 71 numaralı vapurları demirlemişti City Tour Istanbul.

Okullar, Kurumlar ve Cemiyetler

Şirket-i Hayriye’nin 19 numaralı vapurunda, büyük bir levha dikkat çekiyordu. Bu levhada “İstanbul ilk mektepleri sevgili ve muazzez Gazimizi hürmetle selamlar” yazıyordu. Vapurdaki bir müzik grubu neşeli ezgiler çalıyor, çocuklar sevinç içinde şarkılar söyleyip dans ediyordu. Bu manzara, karşılamaya katılanların coşkusunu açıkça yansıtıyordu.

Ayrıca 67 numaralı vapurda “İstanbul Ticaret ve Sanayi Odası – Ticaret ve Zahire Borsası” yazılı bir levha bulunurken, 65 numaralı vapurda ise “Şirket-i Hayriye, büyük kurtarıcımız Gazimizi hürmetle selamlar” ifadesi yer alıyordu. Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı İstanbul Mıntıkası da 64 numaralı vapuru kiralayarak bu büyük karşılamada yerini almıştı.

Bunun dışında, üzerinde “Mavnacılar Tahmil ve Tahliye Şirketi – Halâskar Büyük Gazimiz, safa geldiniz” yazılı bir levha bulunan bir vapur da Adalar açıklarında dikkat çeken yerini almıştı.

Deniz ve Gökyüzünde Hareketlilik

Ahırkapı’dan Yassıada istikametine doğru, elliye yakın büyük ticaret ve Seyr-i Sefain gemisi demirlemiş durumdaydı. Saat tam 15.00 olduğunda, bir anda tayyare filomuz Büyükada açıklarında belirdi. Bu beklenmedik görüntü büyük bir heyecan yarattı. Herkesin bakışları bir anda İzmit yönüne çevrildi. Gökyüzünde yükselen yoğun bir duman sütunu, yaklaşmakta olan heyetin habercisi gibiydi.

Kısa bir süre sonra, beyaz gövdesiyle sevimli “Ertuğrul” yatı, Gazi Paşa Hazretlerini taşıyarak görünmeye başladı. Bu an, bekleyişin doruk noktasıydı. Milliyet gazetesinin özel motoru, diğer deniz araçlarından önce hareket ederek yata mümkün olduğu kadar yaklaştı.

Deniz Kuvvetlerinin Görkemli Düzeni

Ertuğrul yatının arkasında Hamidiye kruvazörü, onun ardından sırasıyla Berk-i Satvet, Peyk-i Şevket, Samsun, Taşoz ve Basra torpidoları düzenli bir hat halinde ilerliyordu. Savaş gemileri Ankara ve Marmara isimli gemiler tarafından takip ediliyordu. Bu manzara, denizde hem askerî bir disiplinin hem de büyük bir milletin gururunun ifadesiydi.

Böylece Büyükada açıkları, yalnızca bir karşılama alanı değil, aynı zamanda milletin birlik, sevgi ve minnet duygularının deniz ve gökyüzüyle birleştiği tarihî bir sahne hâline gelmişti.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top