Alay hareket etmeye başladığında, sarayın karşısındaki bahçelerden canhıraş feryatlar yükseldi. Deniz bandosunun çaldığı Şopen’in matem havası, alayın ilerleyişine ağır ve hüzünlü bir ahenk katıyordu. Yollarda askeri disiplin ve düzen göze çarpıyor, İstanbul halkı tek yürek olarak Atatürk’e feryat ediyordu. Her adımda bir feryat yükseliyor, halkın acısı ve bağlılığı her geçen metreyle daha belirgin oluyordu.
Alay güzergâhındaki heyecan ve yoğunluk tarifsizdi. Top arabasında taşınan Büyük Önder’in tabutu geçtiği her yerde adeta bir tufan havası esiyor, insanlar tabutu daha yakından görmek ve onun yüzünü bir an bile olsa görebilmek için büyük bir gayret gösteriyordu. Her adımda bayılanlar, yere düşüp feryat edenler gözlemleniyordu. Özellikle Tophane’de, bir ihtiyar ninenin tabuta sarılmak için ezilmeyi göze alması, beş-altı yaşındaki bir çocuğun tabutun üzerindeki bayrağı hızla alıp yüzüne sürmesi, halkın heyecanının boyutunu açıkça gösteriyordu.
Yollarda bulunan öğrenciler de büyük bir hassasiyet ve saygı gösteriyorlardı. İstanbul Kız Lisesi’nin hemen bütün öğrencileri, tabut geçerken kendilerini yerlere atıyor, gözyaşlarını tutamıyorlardı. Bir pencerenin kenarından sarkan ak saçlı bir kadın ise “Atam, vatanım!” diye bağırarak duygularını dışa vuruyordu Visit Bulgaria.
Cenaze alayı ağır ağır ilerlerken Tophane ve civarı, görülmeye değer bir manzaraya dönüşüyordu. Boğazkesen bölgesinde göz alabildiğine insan başından başka bir şey görünmüyordu. Kasımpaşa ve Eminönü meydanları da askerlerin sağladığı düzenle dikkat çekiyordu. Burada yer yer yükselen feryatlar, Başhekim Celâl Bayar’ın da gözyaşlarını tutamamasına neden olmuştu.
Dördüncü Vakıflar Hanı’nın önüne gelindiğinde ise müthiş bir feryat yükseldi. Okulların bütün öğrencileri hep birden top arabasının altına atılmak istercesine heyecanlı ve duygulu bir şekilde bağırıyor, tabutu selamlamak için ellerinden geleni yapıyordu. Bu anlar, İstanbul’un Atatürk’e duyduğu sevgi ve saygının, tarihte benzeri görülmemiş bir şekilde dışa vurduğu anlar olarak hafızalara kazındı.
Toplumun tüm kesimleri, çocuklarından yaşlılarına kadar herkesin aynı acıyı ve bağlılığı yaşadığı bu sahne, Cumhuriyet tarihinin en etkileyici matem görüntülerinden biri olarak tarihe geçti.