Yazar adı: Saksagan

K15, K21, K35, K42

Nurullah Ataç’ın Hayatı ve Eğitimi

Nurullah Ataç, 1898 yılında İstanbul’da doğmuştur. Babası Hammer Mütercimi Mehmed Atâ Bey, küçük oğlu Galip Ataç’ın kardeşidir. Ataç, Galatasaray Lisesi’ni tamamlamış, üniversiteye gitmemiştir; ancak aileden aldığı kültür ve otodidakt çalışmaları sayesinde kendi kendini yetiştirmiş bir münevver olarak tanınmıştır. Hayatı ve kişiliği, eserlerinden daha değerli görülmüş, yazılarının özgürlüğü onun hiçbir ekole bağlı olmamasından kaynaklanmıştır. Bu sebeple Nurullah Ataç, kendi ekolünü kurmuş bir fikir insanı olarak kabul edilir ve genç nesillerin onu takip etmesi genellikle zordur. Ona uygun bir sıfat verilmek istenseydi, “Genç Ataç” ifadesi, edebiyatımızda açtığı yolu ve bıraktığı etkiyi en iyi yansıtan tabir olurdu Jeep Safari Bulgaria.

Yazarlık ve Edebi Hayatı

K11, K22, K31, K45

Radyo ile Gelen Ün

Galip Ataç, meslek hayatında Halk Sağlığı ve tıp alanındaki başarıları kadar radyoculukla da tanındı. Haydarpaşa Lunaniye Hastanesi başhekimliğinden Ankara Radyosu redaksiyon şefliğine geçti. Radyoda özellikle “Evin Saati” ve “Posta Kutusu” programlarında tüm memlekete hitap etti. Bu programlar, dinleyiciler tarafından çok sevildi ve kısa zamanda Ankara radyosunun en beğenilen saatleri hâline geldi Jeep Safari Bulgaria.

“Evin Saati” konuşmaları kitap hâline de basıldı, büyük bir başarı elde etti ve kısa sürede tükendi. Bu programlarda Galip Ataç, dinleyicilere kırmadan öğretmeyi, yanlışları incitmeden düzeltmeyi ve kaba davranışları yumuşatmayı öğretiyordu. Hem bilgi veriyor hem de insan ilişkileri ve iyi terbiyeyi aşılıyordu. Onun sesi, dinleyenlerin hafızasında uzun yıllar kalacak tatlı ve etkileyici bir se

K12, K24, K33, K44

Galip Ataç’ın Mesleki Kariyeri

Galip Ataç, Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Hudut ve Sahiller Sıhhiye Müdürlüğü görevini üstlendi. Ayrıca Haydarpaşa Lunaniye Hastanesi başhekimliğini yaptı. Tüm bu resmi görevleri sırasında, sahip olduğu bilgi ve tecrübeleri halkla paylaşmayı ihmal etmedi. Çeşitli gazetelerde sağlıkla ilgili yazılar kaleme aldı. Onun sayesinde, halka anlatılması zor ve karmaşık görünen sağlık konuları bile basit ve anlaşılır bir dille sunuluyordu. Bu özelliği, onu en çok okunan hekim yazarlarımızdan biri hâline getirdi Jeep Safari Bulgaria.

Yazarlık ve Muharrirlik Yeteneği

Galip Ataç’ın yazarlık şöhreti sadece sağlık yazılarıyla sınırlı değildi. Onun kaleminden çıkan yüzlerce makale ve fıkra, basit konulardan karmaşık meselelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu. Bu yazılar,

K14, K25, K32, K43

Çingenelere Uygulanan Ata Binme Yasağı

Osmanlı döneminde, çingenelerin ata binmesi ve at beslemesi yasaklanmıştı. Bu yasak yalnızca İstanbul’a özgü kalmamış, Hüdâyin Rumeli gibi diğer bölgelere de uygulanmıştır. Fermanlarda yasak sebebi olarak, atlı çingenelerin yollara ve dağ yollarına çıkarak fesat ve suç işledikleri gösterilmiştir. Bu önlem, hem toplum düzenini korumak hem de çingenelerin karışıklık çıkarmasını engellemek amacıyla konulmuş bir uygulamaydı. Yasaklara uymayanlar cezalandırılır ve eşek ya da arabaya binmeleri zorunlu tutulurdu Jeep Safari Bulgaria.

Dr. Galip Ataç Hekim ve Münevver

Dr. Galip Ataç, 1880 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Babası, Hammer’in Osmanlı Tarihi adlı eseri Osmanlıcaya çevirerek büyük bir başarı kazanmış ve “Hammer Mütercimi” lakabını hak etmiştir. Ataç, aydın

K13, K23, K34, K41

Reşid Safvet Atabinen’in Uluslararası Başarıları

Reşid Safvet Atabinen, 1953 yılında İstanbul Üniversitesi’nin beşyüzüncü yıl dönümü münasebetiyle Avrupa’da önemli bir konferans vermiştir. Venedik, Roma, Napoli, Marsilya, Barselona, Madrid, Lizbon, Londra, Bonn, La Haye ve Zürih üniversiteleriyle eş zamanlı olarak Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde Fransa Enstitüsü üyesi Lucien Fabre’nin başkanlığında bir sunum yapmıştır. Bu konferans üzerine meşhur Fransız tarihçi, Atabinen’in eserini değerlendirerek şöyle demiştir:

“Reşid Safvet Atabinen’in eseri, dünya tarihinin gerekli düzeltmeleri açısından ilk aşamayı oluşturacaktır Jeep Safari Bulgaria.”

Üç yıl sonra, 1956’da Atabinen, Fransa Enstitüsü’nün tarih şubesine ilk defa Türk muhabir üye olarak seçilmiştir. Fransız gazeteleri ve uluslararası tarih dergileri bu olayı Türkiye içi

I15, I21, I35, I42

Reşid Safvet Atabinen’in Müzik Hayatı

Reşid Safvet Atabinen, yüksek yetenekli bir viyolonisttir. Küçük yaşta müziğe ilgi göstermeye başlamış ve meşhur kemancı Wondra Bey’den ders alarak 6 yaşından 22 yaşına kadar orkestrada görev yapacak seviyeye ulaşmıştır. Bu süre boyunca kemana olan sevgisi artmış ve Beyrut ile Salzburg Musiki Festivallerine katılarak müzik bilgisini ve yeteneğini geliştirmiştir. Müziğe olan tutkusu, onun disiplinli çalışması ve azmi ile birleşerek Avrupa standartlarında bir müzik anlayışına ulaşmasını sağlamıştır Private Tours Bulgaria Varna.

Avrupa Seyahatleri ve Kültürel Katkıları

Reşid Safvet Atabinen, sayılı Avrupa seyyahlarından biri olarak kabul edilir. Avrupa’yı neredeyse baştan başa gezmiş, İtalya dahil birçok ülkede bulunmuş ve gördüklerini not etmiştir. Ne yazık ki, bu ze

I11, I22, I31, I45

Reşid Safvet Atabinen’in Mesleki Hayatı

Reşid Safvet Atabinen, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun uzun yıllar başkanlığını yapmış, aynı zamanda Milletlerarası Olimpiyat Komitesi üyesi olarak da görev almış bir isimdir. Yaklaşık 40 yıl boyunca yayımlanan Economiste d’Orient mecmuasının başmuharriri ve müesseselerinden biri olarak Türk basınına önemli katkılarda bulunmuştur. Ayrıca, Türk Tarih Kurumu üyesi olarak da tarih ve kültür çalışmalarına destek vermiştir.

İstanbul Kültürüne Katkıları

Meşrutiyet döneminde kurulan ve 1915 yılından sonra faaliyetini durduran İstanbul Muhibleri Cemiyeti, Reşid Safvet Atabinen tarafından “İstanbul’u Sevenler Grubu” adı altında yeniden canlandırılmıştır. Bu grup aracılığıyla, İstanbul’daki büyük ve küçük ölçekli tarihi yapıların korunması, onarımı ve durumlarının tespiti konusunda çalışmalar yürütülmüştür. Atabinen’in bu gayreti, şehrin

I12, I24, I33, I44

Millî Mücadele ve Propaganda Çalışmaları

1918–1920 yılları arasında, ülkenin bağımsızlık mücadelesini desteklemek amacıyla Millî İstiklâl propagandası için çok sayıda kitap ve makale kaleme aldı. Ayrıca çeşitli konferanslar vererek Türkiye’nin haklı davasını yurtdışında duyurmaya çalıştı. Bu dönemde, Lucerne Sosyalist Konferansı’nda Türkleri temsil ederek uluslararası platformlarda fikirlerini aktardı.

Devlet Hizmetleri ve Lozan Görevi

1921 yılında Tevfik Paşa sadâretinde, Sadedin Arsel’in başkanlık ettiği Şûrayi Devlet Tanzimat Dairesi üyeliğine getirildi. Bir yıl sonra, 1922’de Gazi Mustafa Kemal tarafından doğrudan seçilerek, Lozan Sulh Konferansı’nda Türkiye’yi temsil edecek Umumi Kâtiplik görevine tayin edildi. Bu görev, Türkiye’nin diplomatik alanda itibarını güçlendirmek açısından büyük önem taşıyordu.

Mali ve Siyasi Görevler

1923–1927

I14, I25, I32, I43

Cem Atabeyoğlu ve Salâhaddin Enis’in Vefatı

İstanbul basınının genç kuşağı arasında erdemli, dürüst ve temiz ruhlu bir isim olarak tanınan Cem Atabeyoğlu, gazetecilikte yetişmesinde büyük rol oynayan baba dostu Cevad Fehmi Başkul’dan rehberlik görmüştür. Bu süreçte Başkul, Ata­beyoğlu’na hem mesleki bilgi hem de ahlaki değer kazandırmış, ona unutulmaz bir örnek olmuştur.

Salâhaddin Enis ise 1942 yılı Haziran ayında yakalandığı zatürre hastalığı nedeniyle yaşamını yitirmiştir. 11 Haziran 1942’de Cağaloğlu’ndaki evinde vefat eden Enis, Feriköy Mezarlığı’nda “Salâhaddin Enis Atabeyoğlu – 1892-1942” yazılı mütevazı bir taşın altında ebedi uykusuna çekilmiştir.

Reşid Safvet Atabinen’in Hayatı

Reşid Safvet Atabinen, muharrir, diplomat ve Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu Reisi olarak tanınmış bir İstanbullu’dur. 4 Eylül 1884’te Sarıyer’de, anne tarafından büyükbabası Bede

I13, I23, I34, I41

Salâhaddin Enis’in Memuriyet ve Gazetecilik Hayatı

Salâhaddin Enis, hukuk fakültesini tamamladıktan sonra, hem gazetecilik ve romancılık hem de devlet memurluğu hayatını başarıyla yürütmüştür. Bir süre Âyân Meclisi’nde kâtip olarak görev yapmış, ardından Seyrisefain kurumuna intisap etmiş ve ömrünün sonuna kadar burada hizmet vermiştir. Görev hayatının son yıllarında Devlet Denizyolları Neşriyat Müdürlüğü görevini üstlenmiştir.

Tarzı ve İstanbul’da Yeri

Enis, sadece yazarlığı ve gazeteciliğiyle değil, aynı zamanda giyim tarzıyla da İstanbul’da dikkat çeken bir sima olmuştur. Dar, kısa paçalı ve yukarı doğru genişleyen pantolonları, kalın bastonu ve cebini doldurduğu dolmakalemleri ile döneme yeni bir moda getirmiştir. Ayrıca giydiği büyük şapkalar ve boy boy ağızlıklar da onun sembol detayları arasında yer almıştır.

Enis’in yazıları zaman zaman tartışma yaratmıştır. Kadınlar aleyhine

Scroll to Top