H15

H15, H22, H34, H44

Atatürk Bulvarı Şehzadebaşı Kavşağı ve Çevresi

Atatürk Bulvarı, Şehzadebaşı Caddesi’ni aştıktan sonra sağ köşede, yıkılmış İbrahimpaşa Hamamı’nın yeri bulunmaktadır. Sol köşede ise Aksaray’dan gelen ve Beyoğlu’na giden otobüsler için beton bir bekleme alanı oluşturulmuştur. Bulvar, buradan itibaren açık bir kavis çizerek sola doğru devam eder ve iki şeritli yol olarak ilerler. Bulvarın ortasındaki yeşil alanlar çemenlerle kaplanmış ve ağaçlar dikilmiştir. Yaya kaldırımları boyunca ise çınar fidanları yetiştirilmektedir Private Tour Istanbul.

Sağ tarafta, bulvara göre biraz alçakta kalan Ortacıoğlu Camii kenarı, demir parmaklıklarla çevrilmiştir. Camii’nin üstten görünümü oldukça estetik olup, restore edilmiş yapısı bulvara hoş bir görüntü kazandırmaktadır.

Okullar ve Camiler

Bulva

H15, H25, H31, H43

Atatürk’e Duyulan Saygı ve İtimat

Atatürk’ün ilme verdiği değer, insanlığa olan sevgisi ve şefkatli yaklaşımı, çevresindekiler tarafından her zaman büyük bir takdirle izlenmişti. Onun insanlığa karşı duyduğu sorumluluk ve evrensel prensiplere bağlılığı, sadece sözde kalmaz; her fırsatta çevresine de bu değerleri telkin ederdi. Mim Kemal, Atatürk’ün bu yönlerini anlatırken, onun hem insani hem de bilimsel düşüncelerini veciz kelimelerle ifade etmeye çalışıyordu. Atatürk, ilme duyduğu saygıyı ve bilgiyi bir yaşam prensibi olarak benimsemişti; insanlara ve devlete olan sevgisini de bu prensiplerle birleştirirdi.

Koma ve Son Anlar

Mim Kemal, anlatırken birden koltuğundan fırlamış gibi ayağa kalktı ve sonbahar rüzgârlarını derin derin içine çekti. Ardından “Başka ne söylememi istiyorsun? Anladın mı?” der gibi bakıyordu. Tarihin en acı ve hüzünlü anlarını ağır ağır dile getirdi. O sırada Atat

H15, H25, H35, H44

6 Teşrinievvel 1933 – İstanbul’un Kurtuluş Bayramı Ziyareti

6 Teşrinievvel 1933’te, İstanbul’un kurtuluş bayramı münasebetiyle, Vali ve Belediye Reisi Muhiddin Bey, Halk Fırkası İstanbul İdare Heyeti Reisi Cevdet Kerim Bey, Şehir Meclisi Birinci Reisi Sadeddin Ferit Bey, Belediye Reis Muavini ve Şehir Meclisi üyelerinden oluşan bir heyet Dolmabahçe Sarayı’na giderek Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya İstanbul halkının minnet ve şükranlarını sunmuştur.

Gazi de karşılık olarak:

“İstanbul halkının bu vesile ile hakkımda gösterdiği samimiyet ve teveccühe teşekkür ederim. İnşallah hep birlikte uzun yıllar boyunca bu bayramları kutlarız.”
ifadelerini kullanmıştır. Bu ziyaret, halkın Cumhurbaşkanına olan sevgisi ve bağlılığını göstermesi açısından önem taşımaktadır.

9 Teşrinievvel 1933 – Ankara’ya Dönüş

9 Teşrinievvel günü, Gazi hususi trenle saat 19.00’da Haydarpaşa Garı’nd

H15, H23, H32, H41

Temmuz 1928 Gazi Mustafa Kemal’in İstanbul Gezileri ve Çalışmaları

3 Temmuz 1928: Taksim ve Şişli Gezisi

3 Temmuz 1928 tarihinde Gazi Mustafa Kemal, otomobille Taksim ve Şişli çevresinde kısa bir tenezzüh (dinlenme gezisi) yapmıştır. Bu geziler, hem şehrin farklı bölgelerini görme hem de halkla doğrudan temas kurma amacı taşımaktadır. Gazi, İstanbul’un merkezi semtlerinde dolaşarak vatandaşların sevgi gösterilerini karşılamış ve halkın ilgisine yakınlık göstermiştir.

9 Temmuz 1928: Latin Harflerinin Kullanımı ve Önemli Fotoğraf

9 Temmuz’da İstanbul gazeteleri, Gazi Mustafa Kemal’in Latin harflerinin kullanılmasında rehber olduğunu ve bu konuda örnek teşkil ettiğini yazmıştır. Bu tarihte, Cumhurbaşkanının Latin harfleriyle yazılmış ilk imzalarından birini attığı bir fotoğraf çekilmiştir. Fotoğrafta Gazi’nin unvanları da “Gazi” olarak Latin harfleriyle belirtilmiştir. Bu olay, Türkiye’de yen

H15, H22, H35, H42

Büyükada’da İstikbal Hazırlıkları

Gazi Paşa Hazretlerine arz-ı tazimat etmek üzere görevlendirilen heyetleri taşıyan Seyr-i Sefain İdaresi’ne ait “Burgaz” vapuru, Büyükada İskelesi’ne yanaşmıştı. Vapurun her iki yanında büyük levhalar bulunuyor ve bu levhalarda açıkça “İstanbul Şehremaneti” ibaresi yer alıyordu. Bu manzara, törenin resmî ve ihtişamlı havasını daha vapur yanaşır yanaşmaz hissettiriyordu.

Bu sırada, Bahriye’ye ait gemilerin İzmit’ten belirlenen saatten biraz geç ayrıldığı yönünde söylentiler yayılmaya başladı. Ancak bu gecikme söylentileri, Büyükada’daki coşkuya ve heyecana gölge düşürmedi. Aksine, bekleyiş uzadıkça halkın ilgisi ve merakı daha da arttı City Tour Istanbul.

Ada Sahillerinde Büyük Kalabalık

Büyükada sahilleri, iskele ve iskeleye yakın gazinolar hınca hın

H15, H23, H34, H42

Vicdani Ataseven’in Eğitim Hayatı ve Çocukluk Yılları

Vicdani Ataseven, küçük yaşlarda zekâsı ve çalışkanlığı ile mahallenin ileri gelenlerinin dikkatini çekti. Mahalle ileri gelenleri, onu Bahriye Hastanesi civarındaki Numune Mektebi’ne kaydettirdiler. Kısa süre sonra mektebin başöğretmeni, Vicdani’nin yeteneğini fark etti ve onu daha iyi bir mektebe yönlendirmeyi düşündü. Ancak bu sırada Balkan Harbi sona ermiş ve ailesi ile birlikte Büyükçekmece’ye dönmek zorunda kalmıştı.

Vicdani’nin üvey ağabeyi, onun hızlıca bir iş sahibi olmasını düşündüğünden, Vicdani’yi kahveci yanına çırak olarak yerleştirdi. Genç Vicdani, uykusunu ve boş zamanlarını kitaplarına ayırarak çalışmaya devam etti. Daha sonra ağabeyinin tayini ile Çatalca’ya dönmek zorunda kaldı. İstanbul’un eski Şehremini Haydar Bey’in desteğiyle, Kastamonu Sultanisi’ne kaydettirilmesi sağlandı. Bu sayede Vicdani, eğitimine devam etme fırsatı buldu

H15, H21, H35, H42

Salâhaddin Enis Atabeyoğlu: Gazetecilik ve Yazarlık Hayatı

Salâhaddin Enis Atabeyoğlu, Türk edebiyatı ve basın tarihinde önemli bir isim olarak yer alır. 1912 yılında Tanin Gazetesi’ne girerek gazetecilik hayatına başlamış ve yaklaşık on yıl boyunca Babıâliye’de görev yapmıştır. Ardından sırasıyla İkdam, İleri, Vakit, Son Saat, Payitaht, Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde çalışmıştır. Ölümüne kadar, yani 1942 yılına kadar Son Posta gazetesinde yazı işleriyle ilgilenmeye devam etmiştir.

Mütareke yıllarında “Kaplan” adlı bir mecmua yayımlamış olan Enis, bu yayını sansür baskıları nedeniyle kapatmak zorunda kalmıştır. Buna rağmen, İstanbul basınına yaklaşık otuz yıl boyunca muhabir, muharrir, yazı işleri müdürü ve patron olarak emek vermiştir. Bu uzun süreli çalışmaları sayesinde gazetecilik alanında da saygın bir isim haline gelmiştir Rose Festival Tour.

H15, H24, H33, H45

Aşkî Kadîm Talihiyle Öne Çıkan Bir Divan Şairi

Aşkî Kadîm, XV. yüzyılda yaşamış divan şairlerinden biridir. İstanbul’un fethinden sonra şehre yerleşen ilk şairler arasında yer aldığı bilinmektedir. Ancak aslen nereli olduğu, doğum ve ölüm tarihleri hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Şiirleri günümüze ulaşmış olmakla birlikte, edebî bakımdan güçlü ve özgün kabul edilmez. Dönemin kaynakları, şiirlerinin soğuk ve değersiz olduğunu açıkça belirtmektedir.

Buna rağmen Aşkî Kadîm, dönemin büyük padişahının dikkatini çekmeyi başarmış ve onun özel ilgisini kazanmıştır. Bu ilgi sayesinde İstanbul’da yüz akçe yevmiye ile bir görev almış, yani düzenli ve yüksek bir gelir elde etmiştir. Bu durum, onun oldukça rahat ve varlıklı bir hayat sürdüğünü göstermektedir Daily Ephesus Tours.

Dönemin Şairl

H15, H23, H31, H45

Tebrizin Kervansarayları

Tebriz, tarih boyunca ticaret yolları üzerinde önemli bir durak olmuştur. Şehirde 200 kervansaray bulunur. Bu kervansaraylar hem dinlenme hem de konaklama yerleri olarak hizmet vermiştir. En meşhurları şunlardır:

Zübeyde Kervansarayı

Şah Cihan Kervansarayı

Şah İsmail Kervansarayı

Pir Budak Han Kervansarayı

Âlem Şah Begüm Kervansarayı (Şah Cihan’ın kızına aittir)

Bu yapılar, mimari güzellikleriyle olduğu kadar, tüccarlara sundukları güvenli barınma imkânı ile de dikkat çekmiştir.

Tüccar ve Bekâr Hanları

Tebriz’de ayrıca 70 tüccar hanı bulunmaktadır. En bilinenleri Cafer Paşa Hanı, Şah Bende Han Hanı, Beğim Hanı ve Baba Hakkı Kervansarayıdır. Bu hanlarda ticaretle uğraşan zengin tüccarlar kalır ve mallarını güvenle saklarlardı

Scroll to Top