I15

I15, I22, I34, I44

Atatürk Bulvarı Açılışı

Sayın arkadaşlar,

“Hepinizi hürmetle selamlayarak, **İsmet İnönü döneminin sayısız medeni eserlerinden biri olan Atatürk Bulvarı’nı büyük bir mutlulukla açıyorum.”

Atatürk Bulvarı’nın açılması, İstanbul basını tarafından Doktor Lütfi Kırdar’ın büyük başarısı olarak karşılanmış ve İstanbul halkının ortak sevinci olarak değerlendirilmiştir. İstanbul Ansiklopedisi de bu başarıyı Büyükşehir’in önemli bir eseri olarak kayda almak istemiştir Private Tours Istanbul.

Açılış Töreni ve Halkın Katılımı

Açılış töreninden sonra, bulvar halk, gazeteciler ve o dönemde Maarif Vekili olan Hasan Ali Yücel’in katılımıyla yürüyerek geçilmiştir. Yürüyüş, Tarlabaşına kadar devam etmiştir. Bunun ardından Atatürk Bulvarı’nda 53 atl

I15, I25, I31, I43

Atatürk’ün Huzurunda Yabancı Liderler ve Halkın Matem Günü

Atatürk’ün cenaze törenine dünya çapından birçok lider ve misafir katıldı. Eski Afgan Kralı Amanullah bile, saygısını sunmak için Türkiye’ye gelmişti. Kral, Atatürk’ün huzuruna yaklaşırken gözlerindeki heyecan ve saygı ile adeta titreşiyor, neredeyse sendeleyerek ilerliyordu. Nihayet tabutun yanında durdu, ipek bayrağın ve büyük liderin manevi varlığının önünde saygıyla eğildi. Namaz kılan bir mümin gibi rükû edercesine selam verdi ve sonra gözlerinde yaşlarla sessiz kalabalığın arasına karıştı.

Atatürk’ün ölümü, sadece Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanında yankı buldu. Londra’dan Pekin’e, New York’tan Transval’e kadar milyonlarca insanın sevgisi ve ilgisi Atatürk’ün üzerinde yoğunlaştı. Onun ölmediği, manevi varlığının hâlâ yaşadığı hissi, katılanların kalplerine teselli verdi. Bu büyük liderin bıraktığı etki ve sevgiyi görmek, insanlara bir nebze olsun rahat

I15, I25, I35, I44

5–21 Eylül 1935 – Başbakan Ziyareti ve Ankara Dönüşü

5 Eylül 1935’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk, diş tedavisi gören Başbakan İsmet İnönü’yü Heybeliada’daki evinde ziyaret etmiştir. Bu ziyarette Atatürk, geç vakte kadar İnönü’nün yanında kalarak hem dostane sohbetlerde bulunmuş hem de devlet işleri üzerine kısa değerlendirmelerde bulunmuştur.

21 Eylül 1935’te ise Atatürk, Başbakan İsmet İnönü ve İstanbul’da bulunan bazı bakanlarla birlikte hususi trenle Ankara’ya dönmüştür. Yolculuk, hem İstanbul’dan ayrılma hem de Ankara’ya dönüş için resmi bir program kapsamında gerçekleşmiştir.

17–28 Mayıs 1936 – İstanbul Ziyareti ve Harp Akademisi Tatbikatı

17 Mayıs 1936’da Atatürk İstanbul’a gelmiş ve geleneksel merasimle vilayet hududunda karşılanmıştır.

28 Mayıs 1936’da Harp Akademisi tarafından düzenlenen tümen tatbikatını incelemek üzere sahaya gitmiştir. Sabah erken saatlerde başlay

I15, I23, I32, I41

10 Ağustos 1929 Gazi Mustafa Kemal’in İstanbul’daki Halkla Buluşması

Büyükelçi Ali Fethi Bey’in Evinde Karşılama

10 Ağustos 1929 günü, Paris Büyükelçisi Ali Fethi Bey, Büyükdere’deki yalısında Gazi Mustafa Kemal’i ağırlamıştır. Halk, Gazi’yi rıhtımda coşkulu bir sevinçle karşılamış ve kalabalık, yalının önünden uzun süre ayrılmamıştır. Bu yoğun ilgi, Gazi’nin halkla olan yakın bağını ve Cumhuriyet’in kurucusuna duyulan derin sevgiyi açıkça göstermektedir.

Gazi’nin Balkon Konuşması

Yemekten sonra Gazi, balkona çıkarak Büyükderelilere hitap etmiştir. Konuşmasında şunları dile getirmiştir:

“Benim için zahmet ediyorsunuz, mahcubum. Beni görmek demek yüzümü görmek demektir. Eğer benim duygularımı anlıyorsanız, bu doğru bir yoldur. Ankara’dan buraya gelmeden önce hakkımda hastadır, ölüme mahkûmdur denmişti. İşte karşınızdayım, sıhhatliyim, elim ayağım tutuyor.

I15, I22, I35, I42

Tarihî Anın Sessizliği

Saat 7.15… Koridordan gelen hafif ayak sesleri salonda yankılandığında, içeride bulunan yüzlerce kişinin bakışı aynı anda o yöne çevrildi. Herkes büyük bir dikkat ve heyecan içindeydi. Birkaç saniye sonra Gazi Paşa Hazretleri, ağır ve vakur adımlarla salona girmeye başladı. O an, salonda bulunan herkes için unutulmaz bir andı. Herkes, derin bir hürmet ve minnet duygusuyla, bu büyük kurtarıcıyı selamlıyordu.

Büyük Gazi’nin Yerini Alışı

Gazi Paşa, salonun tam ortasında bulunan koltuğun başına gelerek yerini aldı. Salondaki sessizlik, duyulan saygının en açık ifadesiydi. Ardından Şehremini Muhiddin Bey, kürsüye çıkarak hazırladığı konuşmayı okumaya başladı. Gazi Paşa, büyük bir dikkatle ve sükûnetle bu nutku dinledi.

Şehremini Muhiddin Bey’in Konuşması

Şehremini Muhiddin Bey konuşmasına, İstanbul halkının duyduğu

I15, I23, I34, I42

Enderun’dan Yetişmiş Kaptanpaşalar

Enderun’dan yetişmiş kaptanpaşalar, Osmanlı sarayında eğitim almış ve donanma ile devlet işlerinde önemli görevler üstlenmiş kişilerdir. Bu kaptanpaşaların isimleri ve hal tercümeleri şunlardır:

Mahmud Paşa

Sokollu Mehmed Paşa

Küçük Piyale Paşa

Cağalazade Sinan Paşa

Hafız Ahmed Paşa

Öküz Mehmed Paşa

Davud Paşa

Canbuladze Mustafa Paşa

Silâhdar Mustafa Paşa

Siyavuş Paşa

Silâhdar Yusuf Paşa

Bıyıklı Mustafa Paşa

Konan Paşa

Silâhdar Küçük Sipahi Mustafa Paşa

Musahib Mustafa Paşa

Köle Süleyman Paşa

Silâhdar Bekir Paşa

Küçük Hüseyin Paşa

Bursa’lı Mehmed Said Paşa

Kürklü Süleyman Rafet Paşa

Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa

Bu kaptanpaşalar, Enderun eğitimi sayesinde hem yönetim hem de askeri alanda yetiş

I15, I21, I35, I42

Reşid Safvet Atabinen’in Müzik Hayatı

Reşid Safvet Atabinen, yüksek yetenekli bir viyolonisttir. Küçük yaşta müziğe ilgi göstermeye başlamış ve meşhur kemancı Wondra Bey’den ders alarak 6 yaşından 22 yaşına kadar orkestrada görev yapacak seviyeye ulaşmıştır. Bu süre boyunca kemana olan sevgisi artmış ve Beyrut ile Salzburg Musiki Festivallerine katılarak müzik bilgisini ve yeteneğini geliştirmiştir. Müziğe olan tutkusu, onun disiplinli çalışması ve azmi ile birleşerek Avrupa standartlarında bir müzik anlayışına ulaşmasını sağlamıştır Private Tours Bulgaria Varna.

Avrupa Seyahatleri ve Kültürel Katkıları

Reşid Safvet Atabinen, sayılı Avrupa seyyahlarından biri olarak kabul edilir. Avrupa’yı neredeyse baştan başa gezmiş, İtalya dahil birçok ülkede bulunmuş ve gördüklerini not etmiştir. Ne yazık ki, bu ze

I15, I24, I33, I45

Eski Bir Muhabbet Yazışmasının Düzeltilmiş Metni

Giriş Osmanlı Dönemi Mektup Üslubu

Osmanlı dönemine ait mektuplar, sadece birer haberleşme aracı değil, aynı zamanda duygu, edep ve sosyal ilişkilerin aynasıdır. Bu mektuplarda kullanılan dil, günümüz Türkçesine göre oldukça ağır ve dolaylıdır. Aşağıdaki metin, Mukaddes Hanım ile Vasfi Bey arasında geçen yazışmalardan örnekler sunar. Metin, anlamı korunarak sadeleştirilmiş ve günümüz okuyucusunun rahatça anlayabileceği hâle getirilmiştir Guided Tour Ephesus.

Mukaddes Hanım’dan Vanlı Bey’e Mektup

Mukaddes Hanım, bu mektubunda kendisine gösterilen ilgi ve nezaket için teşekkür etmektedir. Yazının ana duygusu, memnuniyet ve karşılık verme isteğidir.

Mukaddes Hanım şöyle demektedir:

“Kıymetli efendim, lü

I15, I23, I31, I45

Yakup Şah Bağı Cennetten Bir Köşe

Bu bağ, sanki yeryüzünde eşi olmayan bir cennet bahçesi gibidir. Güzelliği, düzeni ve ferahlığıyla felekte benzeri yoktur. Rivayete göre bu bağın bu kadar bakımlı kalmasının sebebi, Sultan III. Murad’ın vezirlerinden Koca Ferhad Paşa’dır. Tebriz valiliği yaptığı dönemde, bu Yakup Şah Bağı’nın havasını ve suyunu çok beğenmiş; burada çeşitli köşkler, dinlenme yerleri, gölgelikler ve süslü odalar yaptırmıştır.

Zamanla bağ o kadar güzelleşmiştir ki, Sultan IV. Murad Tebriz’i fethettiğinde, bu cennet misali bahçenin zarar görmemesi için Çiftelerli Osman Ağa’yı buranın koruyucusu olarak görevlendirmiştir. Günümüzde bile bu yerin kalıntıları, eski bir gülistan bahçesinin izlerini taşır.

Bağın duvarında yazılı tarih beyti şöyleydi:

“Eyledi Ferhâd eyvân-ı Şîrîn.”

(Sene 983 / Miladi 1575)

Bu mısra, Ferhad Paşa’nın bu güzellikleri Şirin için

Scroll to Top