I24

I13, I24, I35, I43

İstanbul’da Modernleşme ve Yeni Açılışlar

İstanbul’da şehir yaşamının ve ulaşımın gelişmesi için yapılan çalışmalar, büyük bir hızla devam ediyor. Yeni bir eseri tamamlar tamamlamaz, hemen bir başkasına başlamak bu sürecin en önemli özelliğidir. Sabah saatlerinde, memleketimizin eğitim ve bayındırlık alanında önemli bir yere sahip Teknik Üniversite ve bu üniversiteye eklenen yeni binanın açılış töreni, değerli Maarif Vekilimiz Hasan Ali Yücel tarafından gerçekleştirilmiştir.

Gün Boyunca Birden Fazla Açılış

Aynı gün içinde İstanbul’da birden fazla eserin açılması büyük bir mutluluk ve imkan sağlamaktadır. Sabah saatlerinde Aksaray’daki Posta, Telgraf ve Telefon Merkezinin yeni binası açılmıştır. Ardından, Atatürk Bulvarı’nın tamamlanan bölümü resmen halkın kullanımına sunulmuştur. Günün ilerleyen saatlerinde, Şişhane ile Taksim arasında asfaltlanan Tarlabaşı Caddesi ve Taksim’de inşa e

I14, I24, I32, I44

Atatürk’ün İstanbul’dan Ebedi Ayrılışı

Tarih 10 Kasım 1938… Aziz ve ebedi şefimiz Atatürk, İstanbul’dan bir daha dönmemek üzere ayrıldı. Cumhuriyetin kurucusu, bütün bir milletin kalbinde taht kurmuş lider, ebediyen bizlerden uzaklaştı. İstanbul halkı bu elim olayı büyük bir üzüntüyle karşıladı; Atatürk’ün mukaddes naaşını günlerdir adeta bir hac merasimi gibi tavaf ediyorlardı. İnsanlar, ölüm gerçeğini bir türlü kabullenemiyor, tabutuna sarılarak son kez ona dokunmaya çalışıyor, ipek bayrağa yüzlerini sürerek içlerindeki derin acıyı ifade ediyorlardı.

Özellikle evvelki gece İstanbul, tarih boyunca benzeri görülmemiş bir yoğunluk ve üzüntü yaşadı. Şehir, gece yarısına doğru her zamanki sessizliğinden uzaklaşmış, caddeler ve geçit yerleri insan seliyle dolmuştu. Atasını son kez görmek isteyen İstanbullular, kaldırımlarda ve geçit yollarında bir araya gelmiş, saatler ilerledikçe kalabalık daha da yoğunlaşmıştı. Bu manzara

I12, I24, I33, I42

19 Haziran 1936 – Florya’da Deniz Keyfi

19 Haziran 1936’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Florya’da deniz ve spor etkinliklerine devam etmiştir. Atatürk, mayo giyerek bizzat bindikleri bir motörbotla Marmara’ya açılmış, yaklaşık bir saat kadar denizde dolaşmıştır. Sahile yakın bir noktada motörbottan bir sandala geçerek kürek çekmiş ve daha sonra Solanım Plajı’na çıkmıştır.

Plaja çıktıktan sonra halk arasında bir süre oturan Atatürk, ardından otelin terasına geçerek kahve içmiştir. Akşama doğru ise yaya olarak deniz köşküne dönmüş ve kendisine arzı tazim için gelen bazı arkadaşlarını akşam yemeğine alıkoymuştur. Bu etkinlik, hem halkla yakın temas kurmak hem de spor ve dinlenmeye önem verdiğini göstermek açısından önemli olmuştur.

20 Haziran 1936 – Deniz ve Güneş Banyosu

Ertesi gün, yani 20 Haziran 1936’da Atatürk, Florya’da sabah saatlerinden itibaren deniz ve güneş sporlarına devam

I12, I24, I34, I42

1929 Yılında Reisi Cumhur’un Tokatlıyan Oteli ve Taksim Ziyareti

Otelden Çıkış ve Halkla Buluşma

Reisi Cumhur, yemek salonundan çıkmak üzereyken kendilerine arzı tazimat eden iki yabancı konuk ve onlara eşlik eden ihtiyat zabitlerine özel bir iltifatta bulunmuştur. Bu sırada Gazi’nin Tokatlıyan Oteli’nde bulunduğu haberini duyan halk, otel önünde büyük bir kalabalık oluşturmuş ve kendilerini görmek için bir araya gelmiştir.

Gazi otelden çıkınca, bir süre halk arasında yürüyerek, vatandaşları selamlamıştır. Cumhuriyet gazetesi, bu anı “özgürlük ve demokrasinin örnek bir gösterisi” olarak nitelendirmiştir. Halk, Gazi’yi coşkuyla alkışlamış, sevgi ve saygılarını yüksek sesle dile getirmiştir.

Taksim Bahçesi Ziyareti

Ardından Gazi, otomobiline binerek Taksim Bahçesi’ne gitmiştir. Bahçedeki numaralı alanları tek tek gezmiş ve halkın kendisine gösterdiği ilgiyi bizzat gözlemlemişti

I14, I24, I31, I44

Milletin Sarayı

Gazi Paşa Hazretleri konuşmasının bu bölümünde, sarayın artık geçmişte olduğu gibi bir zümrenin ya da şahısların değil, doğrudan doğruya milletin evi olduğunu güçlü bir şekilde vurgulamıştır. Bu sarayın, bir zamanlar “zıllullah” olarak anılanların değil, gerçeğin ve egemenliğin sahibi olan milletin sarayı olduğunu ifade etmiş, bu sözleri salonda uzun süre devam eden alkışlarla karşılanmıştır. Gazi Paşa, burada bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, kendisini milletin bir ferdi olarak bu mekânda görmekten büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirtmiştir.

İstanbul’a Duyulan Sevgi ve Umut

Gazi Paşa, İstanbul’un eşsiz güzellikleri ve İstanbul halkının samimi ilgisi içinde geçireceği günlerin kendisi için unutulmaz hatıralar bırakacağına olan inancını dile getirmiştir. Bu günlerin aynı zamanda kendisine yeni ve verimli ilhamlar vereceğini söylemiş, b

I11, I24, I35, I43

Enderun’dan Yetişmiş Sadrazamlar

Enderun’dan yetişmiş sadrazamların hayatları özetlenmiştir. Bu sadrazamlar, Osmanlı sarayında eğitim almış ve devlet yönetiminde önemli görevler üstlenmiş kişilerdir. Öne çıkan isimler şunlardır: Mahmud Paşa, Gedik Ahmed Paşa, Davud Paşa, Hersekzâde Ahmed Paşa, Hadım Ali Paşa, Koca Mustafa Paşa, Hadım Sinan Paşa, Maktûl İbrahim Paşa, Ayaş Paşa, Lütfi Paşa ve Tavaşi Süleyman Paşa.

Bunların dışında Riistem Paşa, Kara Ahmed Paşa, Semiz Ali Paşa, Sokollu Mehmed Paşa, Arnavud Ahmed Paşa, Tavaşi Sinan Paşa, Siyavuş Paşa, Mesih Mehmed Paşa, Ferhad Paşa, Lala Mehmed Paşa, Damad İbrahim Paşa ve Cağalazade Sinan Paşa da saraydan yetişmiş diğer sadrazamlardandır.

Dönem dönem görev alan diğer önemli isimler: Tavaşi Hasan Paşa, Tomh Mehmed Paşa, Yavuz Ali Paşa, Lala Mehmed Paşa, Öküz Mehmed Paşa, Kayserili Halil Paşa, Dilâver Paşa, Davud Paşa, Lefkeçi Mustafa Paşa, Gürcü Mehmet Paşa, Kem

I12, I24, I33, I44

Millî Mücadele ve Propaganda Çalışmaları

1918–1920 yılları arasında, ülkenin bağımsızlık mücadelesini desteklemek amacıyla Millî İstiklâl propagandası için çok sayıda kitap ve makale kaleme aldı. Ayrıca çeşitli konferanslar vererek Türkiye’nin haklı davasını yurtdışında duyurmaya çalıştı. Bu dönemde, Lucerne Sosyalist Konferansı’nda Türkleri temsil ederek uluslararası platformlarda fikirlerini aktardı.

Devlet Hizmetleri ve Lozan Görevi

1921 yılında Tevfik Paşa sadâretinde, Sadedin Arsel’in başkanlık ettiği Şûrayi Devlet Tanzimat Dairesi üyeliğine getirildi. Bir yıl sonra, 1922’de Gazi Mustafa Kemal tarafından doğrudan seçilerek, Lozan Sulh Konferansı’nda Türkiye’yi temsil edecek Umumi Kâtiplik görevine tayin edildi. Bu görev, Türkiye’nin diplomatik alanda itibarını güçlendirmek açısından büyük önem taşıyordu.

Mali ve Siyasi Görevler

1923–1927

I15, I24, I33, I45

Eski Bir Muhabbet Yazışmasının Düzeltilmiş Metni

Giriş Osmanlı Dönemi Mektup Üslubu

Osmanlı dönemine ait mektuplar, sadece birer haberleşme aracı değil, aynı zamanda duygu, edep ve sosyal ilişkilerin aynasıdır. Bu mektuplarda kullanılan dil, günümüz Türkçesine göre oldukça ağır ve dolaylıdır. Aşağıdaki metin, Mukaddes Hanım ile Vasfi Bey arasında geçen yazışmalardan örnekler sunar. Metin, anlamı korunarak sadeleştirilmiş ve günümüz okuyucusunun rahatça anlayabileceği hâle getirilmiştir Guided Tour Ephesus.

Mukaddes Hanım’dan Vanlı Bey’e Mektup

Mukaddes Hanım, bu mektubunda kendisine gösterilen ilgi ve nezaket için teşekkür etmektedir. Yazının ana duygusu, memnuniyet ve karşılık verme isteğidir.

Mukaddes Hanım şöyle demektedir:

“Kıymetli efendim, lü

I14, I24, I33, I41

Aşura Gününde Tebrizde Yapılan Büyük Tören

Tebriz halkı için Aşura Günü çok özel ve duygulu bir gündür. Bu günde herkes, özellikle ileri gelenler, Hz. Hüseyin’in ruhu için su dağıtır. Ellerine kırbalarını (su tulumlarını) alır, utanmadan ve çekinmeden kalabalığın arasında dolaşarak susamışlara su verirler. Bu hareket, Kerbelâ çölünde susuz bırakılan Hz. Hüseyin ve ailesine bir vefa göstergesi olarak kabul edilir.

Tebriz Hanı’nın Kurduğu Büyük Meclis

O günün en dikkat çekici olayı, Tebriz Hanı’nın büyük çadırında kurulan meclistir. Han, süslü otağını Çevgan Meydanı’na kurar ve çevresine Tebriz’in ileri gelenleri diz dize otururlar. Burada “Maktelü’l-Hüseyn” adı verilen, Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilişini anlatan eser okunur. Bu tören, Anadolu’da Mevlid-i Nebî’nin okunmasına benzer bir şekilde, saygı ve huşû içinde gerçekleştirilir

Scroll to Top