I33

I14, I21, I33, I42

Atatürk Bulvarı ve Şehrin Modernleşmesi

Şehrin ortasından geçen Atatürk Bulvarı, İstanbul’un ulaşım ve imar planları açısından büyük bir dönüm noktasıdır. Bu esaslı yol açıldıktan sonra, bulvarın çevresinde yapılacak yeni imar, düzenleme ve güzelleştirme çalışmalarına başlanmıştır. Amaç, İstanbul’u on yıl içinde muhteşem bir mamure haline getirmek ve şehrin çağdaş bir yapıya kavuşmasını sağlamaktır. Bu hedef, büyük bir azim ve yorulmaz bir gayretle takip edilmektedir.

Marmara Kıyıları ve Yenikapı

Atatürk Bulvarı’nın tamamlanmasıyla birlikte, Marmara Denizi kıyılarının Yenikapı merkezinden başlayarak Sarayburnu ve Yedikule’ye kadar uzanan bölümlerinin imar ve düzenleme çalışmaları da mümkün hâle gelmiştir. Bu sayede kıyılar, hem estetik hem de kullanışlı bir yapıya kavuşacak ve İstanbul’un ulaşım omurgası daha işlevsel bir hâl alacaktır. Bulvarın ikmali, bu bölgeye yapılaca

I11, I22, I33, I45

Atatürk’ün Son Yolculuğu

İstanbul Sokakları ve Saray Hazırlıkları

10 Kasım 1938 sabahı, İstanbul’un caddeleri insan seliyle dolmuştu. Saat dörtten itibaren halk, Atatürk’ü son kez görmek için sokağa çıkmıştı. Kucağında iki aylık bebeğiyle anneler, güçlükle yürüyen yaşlılar, Cumhuriyeti emanet aldığı gençler… Herkes o gecede uykusuz kalmış, Atatürk’le veda edebilmek için caddelere dizilmişti. Yağmur çiselemeye başlayınca bazıları şemsiyelerinin altında toplandı, bazıları mangal etrafında ısınmaya çalıştı, bazıları ise kaldırım kenarlarına siper olarak ayakta bekledi. Herkesin tek amacı vardı: Atatürk’ü bir kez daha selâmlamak ve ona saygı göstermek.

Ertesi sabah, 11 Kasım 1938’de, güneşin ilk ışıkları İstanbul’u aydınlatmaya başlarken halk hâlâ Atasını bekliyordu. Dolmabahçe Sarayı’nda hazırlıklar sessiz ve saygılı bir şekilde yürütülüyordu. Saat yedi c

I12, I24, I33, I42

19 Haziran 1936 – Florya’da Deniz Keyfi

19 Haziran 1936’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Florya’da deniz ve spor etkinliklerine devam etmiştir. Atatürk, mayo giyerek bizzat bindikleri bir motörbotla Marmara’ya açılmış, yaklaşık bir saat kadar denizde dolaşmıştır. Sahile yakın bir noktada motörbottan bir sandala geçerek kürek çekmiş ve daha sonra Solanım Plajı’na çıkmıştır.

Plaja çıktıktan sonra halk arasında bir süre oturan Atatürk, ardından otelin terasına geçerek kahve içmiştir. Akşama doğru ise yaya olarak deniz köşküne dönmüş ve kendisine arzı tazim için gelen bazı arkadaşlarını akşam yemeğine alıkoymuştur. Bu etkinlik, hem halkla yakın temas kurmak hem de spor ve dinlenmeye önem verdiğini göstermek açısından önemli olmuştur.

20 Haziran 1936 – Deniz ve Güneş Banyosu

Ertesi gün, yani 20 Haziran 1936’da Atatürk, Florya’da sabah saatlerinden itibaren deniz ve güneş sporlarına devam

I11, I25, I33, I45

11–16 Ağustos 1929 Gazi Mustafa Kemal’in İstanbul’daki Etkinlikleri

11 Ağustos 1929: Radyo ve Saray Etkinlikleri

11 Ağustos 1929 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, İstanbul’daki radyo yayınları hakkında önemli bir not yer almıştır. Üsküdar Musiki Heyeti ve orkestrasının çaldığı eserlerin, halk tarafından büyük ilgi gördüğü belirtilmiştir. Gazete, Reisi Cumhur’un halkla olan temasının ve etkinliklerin yoğunluğunun altını çizmiştir. Bu dönemde radyo aracılığıyla halkla iletişim, Gazi’nin modernleşme vizyonunun önemli bir parçası olarak öne çıkmaktadır.

12 Ağustos 1929: Gece Ziyareti ve Saraya Dönüş

12 Ağustos gecesi Gazi, Tarabya’daki Tokatlıyan Oteli’nde bir süre kalmış, ardından saat 23:00 civarında Dolmabahçe Sarayı’na dönmüştür. Bu ziyaretler, hem İstanbul halkı ile birebir temas kurmak hem de şehrin farklı bölgelerinde halkın coşkusunu gözlemlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

I12, I21, I33, I45

Rıhtım Kapısındaki Karşılama Hazırlıkları

Dolmabahçe Sarayı’nın rıhtım kapısına çıkan merdivenler, büyük bir özenle hazırlanmıştı. Saray bahçesinden toplanan taze papatya çiçekleri, merdiven basamaklarına serilmiş ve Gazi Paşa Hazretleri’nin basarak geçeceği zemine çiçeklerle “Hoş geldiniz” yazısı oluşturulmuştu. Bu zarif hazırlık, hem duyulan sevginin hem de gösterilen saygının anlamlı bir ifadesiydi.

Çiçek Takdimi ve İlk Karşılama

Karşılama sırasında, Binbaşı Mehmed Ziya Bey’in kızı Nermine Hanım ile Hasan Rıza Bey’in kızı Adalet Hanım, Gazi Paşa Hazretleri’ne iki buket çiçek takdim ettiler. Bu an, törene duygusal bir hava katmış ve orada bulunanlar tarafından büyük bir ilgiyle izlenmiştir.

Gazi Paşa ve Refakat Heyeti

Gazi Paşa Hazretleri ile birlikte Gaziantep Mebusu Kılıç Ali, Bozok Mebusu Salih Bey ve Sinop Mebusu Recep Zühdü Bey de “Nil”

I12, I24, I33, I44

Millî Mücadele ve Propaganda Çalışmaları

1918–1920 yılları arasında, ülkenin bağımsızlık mücadelesini desteklemek amacıyla Millî İstiklâl propagandası için çok sayıda kitap ve makale kaleme aldı. Ayrıca çeşitli konferanslar vererek Türkiye’nin haklı davasını yurtdışında duyurmaya çalıştı. Bu dönemde, Lucerne Sosyalist Konferansı’nda Türkleri temsil ederek uluslararası platformlarda fikirlerini aktardı.

Devlet Hizmetleri ve Lozan Görevi

1921 yılında Tevfik Paşa sadâretinde, Sadedin Arsel’in başkanlık ettiği Şûrayi Devlet Tanzimat Dairesi üyeliğine getirildi. Bir yıl sonra, 1922’de Gazi Mustafa Kemal tarafından doğrudan seçilerek, Lozan Sulh Konferansı’nda Türkiye’yi temsil edecek Umumi Kâtiplik görevine tayin edildi. Bu görev, Türkiye’nin diplomatik alanda itibarını güçlendirmek açısından büyük önem taşıyordu.

Mali ve Siyasi Görevler

1923–1927

I15, I24, I33, I45

Eski Bir Muhabbet Yazışmasının Düzeltilmiş Metni

Giriş Osmanlı Dönemi Mektup Üslubu

Osmanlı dönemine ait mektuplar, sadece birer haberleşme aracı değil, aynı zamanda duygu, edep ve sosyal ilişkilerin aynasıdır. Bu mektuplarda kullanılan dil, günümüz Türkçesine göre oldukça ağır ve dolaylıdır. Aşağıdaki metin, Mukaddes Hanım ile Vasfi Bey arasında geçen yazışmalardan örnekler sunar. Metin, anlamı korunarak sadeleştirilmiş ve günümüz okuyucusunun rahatça anlayabileceği hâle getirilmiştir Guided Tour Ephesus.

Mukaddes Hanım’dan Vanlı Bey’e Mektup

Mukaddes Hanım, bu mektubunda kendisine gösterilen ilgi ve nezaket için teşekkür etmektedir. Yazının ana duygusu, memnuniyet ve karşılık verme isteğidir.

Mukaddes Hanım şöyle demektedir:

“Kıymetli efendim, lü

I14, I24, I33, I41

Aşura Gününde Tebrizde Yapılan Büyük Tören

Tebriz halkı için Aşura Günü çok özel ve duygulu bir gündür. Bu günde herkes, özellikle ileri gelenler, Hz. Hüseyin’in ruhu için su dağıtır. Ellerine kırbalarını (su tulumlarını) alır, utanmadan ve çekinmeden kalabalığın arasında dolaşarak susamışlara su verirler. Bu hareket, Kerbelâ çölünde susuz bırakılan Hz. Hüseyin ve ailesine bir vefa göstergesi olarak kabul edilir.

Tebriz Hanı’nın Kurduğu Büyük Meclis

O günün en dikkat çekici olayı, Tebriz Hanı’nın büyük çadırında kurulan meclistir. Han, süslü otağını Çevgan Meydanı’na kurar ve çevresine Tebriz’in ileri gelenleri diz dize otururlar. Burada “Maktelü’l-Hüseyn” adı verilen, Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilişini anlatan eser okunur. Bu tören, Anadolu’da Mevlid-i Nebî’nin okunmasına benzer bir şekilde, saygı ve huşû içinde gerçekleştirilir

Scroll to Top