K31

K12, K23, K31, K45

Gazi Köprüsü ve Bulvarın Sağ Tarafı

Gazi Köprüsü’nden gelindiğinde Atatürk Bulvarı’nın sağ tarafında geniş bir kamyon parkı bulunmaktadır. Karşısında ise çarşı tipi dört blok baraka inşa edilmiştir. Ayrıca İstanbul İnşaat Limited Ortaklığı İş Hanı adı altında büyük bir iş hanının yapımı tamamlanmak üzeredir. Bu alan geniş bir arsa ile çevrilmiş ve üzerine “İnhisarlar Umum Müdürlüğü İnşaatı” levhası asılmıştır.

Yanında M. Karakollukçu’ya ait büyük bir inşaat malzeme deposu bulunmaktadır. Devamında Haydar Yazlık Sınaması ve büyük bir arsa yer alır. Daha sonra, alt katları dükkân olan işçi sigortaları blok apartmanları sıralanmıştır. Bu apartmanlardan birinin altına ise bir P.T.T. şubesi yerleştirilmiştir.

Bozdoğan Kemeri’nin ötesinde ise bulvar yeni bir tadilattan geçmektedir. Bu yolun, tarihî su kemerinden Yenikapı’ya kadar olan kısmı ile ilgili detaylar için İstanbul Ansiklopedisi’nde “

K15, K25, K31, K43

Atatürk’ün Cenaze Töreni Saraydan Caddeye Taşınışı

Merasim, komutan Fahrettin Altay önderliğinde başladı. Sarayın yan bahçesinden ön bahçeye geçildiğinde, Atatürk’ün en yakın dostları büyük ölüyü hürmetle selamladılar. Merdivenlerin ön basamağında Kuleli Askeri Lisesi öğrencisi Çoban Mustafa dimdik durarak selam verdi. Gözlerinden yaşlar süzülen Mustafa, 17 milyon kişiden biri olarak Atasına son kez veda ediyor ve onu selamlıyordu.

Saraydan çıkılırken, Dolmabahçe Sarayı’nın tarihi saat kulesi saat dokuz buçuğu gösteriyordu. İstanbul’un yıllardır bağrında misafir ettiği bu büyük insan, son kez saray kapısından çıkarılıyordu. Dolmabahçe’nin büyük kapısından iki hademe ellerindeki süpürgelerle kapıyı temizleyerek eski bir milli geleneği yerine getirdi. Kapının iki kanadı, gözyaşlarıyla kapandı.

Alay hareket etmeye başladı. Caddede önde bir atlı polis kıtası bulunuyordu. Ardından süvari birlikleri ve alay sancağı eşliğinde piyade

K11, K22, K31, K43

Haziran 1938 – Savarona Yatında Çalışma ve Geziler

3 Haziran 1938’de Atatürk, Savarona Yatı ile Marmara ve Boğaziçi açıklarında bir gezinti yapmıştır. Bu gezinti sırasında hem denizin keyfini çıkarmış hem de etrafı inceleyerek gözlemlerde bulunmuştur.

5 Haziran 1938’de Atatürk, sabah ve öğle saatlerinde Dolmabahçe Sarayı’nda resmi işleriyle meşgul olmuş, akşamüstü tekrar Savarona geçerek Marmara’da bir deniz gezisine çıkmıştır. 12 Haziran’da ise Başvekil Celâl Bayar, Hariciye Vekili Dr. Araş ve Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’yı Savarona’da kabul etmiştir. Bu ziyaretler, devlet işlerinin deniz seyahatleri sırasında da sürdürüldüğünü göstermektedir.

14 Haziran 1938’de gazeteler, Atatürk’ün Savarona yatındaki hayatına dair fotoğraflar yayımlamıştır. Bu fotoğraflar bazı kişilerde endişe uyandırsa da resmi olarak Atatürk’ün sağlığı hakkında olumsuz bir açıklama yapılmamıştır. 16 ve 19 Haziran’da Atatürk, Savarona’da

K13, K22, K31, K43

Gazi Mustafa Kemal’in Haziran 1930 Faaliyetleri

İstanbul’a Geliş ve Halkın Coşkusu

11 Haziran 1930 tarihinde Gazi Mustafa Kemal, trenle İstanbul’a gelmiştir. İstikbal merasimi istememesine rağmen, kendisini görmek isteyen binlerce İstanbullu büyük bir coşkuyla tezahürat yapmıştır. Halkın sevgisi ve ilgisi, Reisi Cumhur’un halkla olan güçlü bağını bir kez daha ortaya koymuştur.

Dolmabahçe Sarayı ve Boğaziçi Tenezzühleri

12 Haziran 1930 günü Gazi, Dolmabahçe Sarayı’ndaki dairelerinde gün boyu meşgul olmuş ve akşam üzerine Boğaziçi’nde bir deniz gezisine çıkmıştır. 13 Haziran’da ise Şişli Etfal Hastanesi’ni ziyaret ederek orada tedavi gören manevi evladını kontrol etmiştir. Mustafa Leyli tamamen iyileşmiş olup, yakında bir okula yerleştirilecektir Sofia Sightseeing

K14, K24, K31, K44

Üsküdar İtfaiye Grubu ve Cadde Düzenlemeleri

Üsküdar İtfaiye Grubu binası da bu anlamlı gün için tamamen elektrikle aydınlatılmıştır. Binanın denize bakan cephesine, büyük harflerle hazırlanmış “Hoş geldin büyük Gazi” yazılı bir levha asılmıştır. İtfaiye grubunda görevli personelin bir kısmı sahilde sıralanarak Gazi’yi saygıyla selâmlamış, bir müfreze ise Beylerbeyi Sarayı istikametine hareket etmiştir.

Üsküdar’daki bütün ana caddeler, Göksu Kasrı’na kadar itfaiye ekipleri tarafından sulanmıştır. Bu sayede halk, tozdan ve sıkıntıdan korunmuş, merasimler daha rahat bir ortamda gerçekleştirilmiştir. Şehir düzenine verilen bu önem, halk tarafından memnuniyetle karşılanmıştır Daily Tours Istanbul.

Ayrıca Üsküdar’daki “Gürbüzler Yurdu İdman Cemiyeti” binası da fevkalâde bir biçimde süslenmiştir. Binanın önüne k

K14, K22, K31, K45

Alemdar Mustafa Paşa Sadâreti ve Sultan Selim Dönemi

Alemdar Mustafa Paşa’nın sadâreti dönemi ve manzum tarihler bu bölümde ele alınır. Sultan III. Selim’in döneminde, padişahın bazı katiplerinin idam edilmesi olayları aktarılır. Bu dönem, Osmanlı yönetiminde önemli değişikliklerin yaşandığı ve Enderun teşkilâtının işleyişinin gözden geçirildiği yıllardır.

Valide Sultan ve Hayır İşleri

Valide Sultan’ın Eskisaray’dan Yenisaraya nakli büyük bir törenle gerçekleşmiş, bu alay sırasında düzenlenen etkinlikler detaylı şekilde anlatılmıştır. Ayrıca İzzet Molla ve Aynî’nin yazdığı mersiyeler, III. Selim’in hayır işlerine dair manzum tarihler bu bölümde kaydedilmiştir. Müellif, Ayıntablı Asım Efendi’nin tarihindeki hataları da düzeltmiş, olayların doğru şekilde aktarılmasını sağlamıştır.

Müellifin Babası Tayyar Ağa ve Kendi Hayatı

Müellifin babası Ta

K11, K22, K31, K45

Radyo ile Gelen Ün

Galip Ataç, meslek hayatında Halk Sağlığı ve tıp alanındaki başarıları kadar radyoculukla da tanındı. Haydarpaşa Lunaniye Hastanesi başhekimliğinden Ankara Radyosu redaksiyon şefliğine geçti. Radyoda özellikle “Evin Saati” ve “Posta Kutusu” programlarında tüm memlekete hitap etti. Bu programlar, dinleyiciler tarafından çok sevildi ve kısa zamanda Ankara radyosunun en beğenilen saatleri hâline geldi Jeep Safari Bulgaria.

“Evin Saati” konuşmaları kitap hâline de basıldı, büyük bir başarı elde etti ve kısa sürede tükendi. Bu programlarda Galip Ataç, dinleyicilere kırmadan öğretmeyi, yanlışları incitmeden düzeltmeyi ve kaba davranışları yumuşatmayı öğretiyordu. Hem bilgi veriyor hem de insan ilişkileri ve iyi terbiyeyi aşılıyordu. Onun sesi, dinleyenlerin hafızasında uzun yıllar kalacak tatlı ve etkileyici bir se

K12, K21, K31, K44

Atî (Tabak) – Üçüncü Selim Döneminin Ünlü Çiçekçisi

Atî, Üçüncü Selim devrinde yaşamış ünlü bir çiçekçidir. Özellikle lâleleri ile tanınmış ve seksen kadar farklı lâle çeşidi elde etmiştir. Bu çeşitler arasında Erikei Elmas, Şâhidi Kudret, Feyzi Rahman ve Neticei Zer adındaki lâleler özel bir öneme sahiptir. Atî’nin hayatıyla ilgili başka kayda rastlanmamış olsa da, onun çiçekçilikteki ustalığı ve elde ettiği çeşitlilik, dönemin sanat ve botanik kültürüne ışık tutmaktadır. Onun yetiştirdiği lâleler, Osmanlı çiçekçilik geleneğinde birer miras olarak kabul edilir Local Ephesus Tour Guides.

Ata Aykut – Yabancı Bir Ressamın Dikkatini Çeken İstanbul Çocuğu

Ata Aykut, 1956 yılının sonbaharında on beş yaşında genç bir İstanbul çocuğuydu. Yüz hatları güzel ve dikkat çekiciydi. Baş açık, y

K15, K23, K31, K45

Han ile Can Sohbeti

Bir gün han ile sohbet ederken han bana seslendi:

“Gel gözümün nuru, Evliyâ ağam! Bu benim düşkün kölelerimden Yezden Şir mi, Mirza Şah mı, Firuz mu, Perviz mi, Ali Yâr mı, Zevalîzen mi, Şehlân mı, Seyf Kulu mu, yoksa Hâl Han mı, hangisini istersen sana çabalarım. Kırmızı Murtaza Ali ve Oniki İmamları seversin, gel mü’minim! Çocuklarımın elinden bir kadeh çakır iç. Gelen herkes bu sofrada gönlünce bir an süresince keyif alsın.”

Han sözlerini ederken bütün köleleri ve hizmetçileri etrafına topladı. Ben de onları kucaklayıp selamlaştım, saygıyla öptüm ve Yüce Yaratıcı’dan yardım diledim.

Sarhoş ve Şiir

O sırada ben hanın teklifine dikkatlice bakarken şöyle dedim:

“Ey Hanım! Can sohbeti bu mudur? Şimdi Hoca Nağdî bir ayak çakır çekip sarhoş olup yüzüne karşı şaka yapıyor. İran ülkesinde eğlence

Scroll to Top