Feshaneli Atıf ve Atıf Ahmed Efendi
İstanbul’un eski semtleri yalnızca sarayları, camileri ve çarşılarıyla değil; sokakları, mahalleleri ve burada yaşamış sıradan insanların hikâyeleriyle de zengin bir geçmişe sahiptir. Eski İstanbul Ansiklopedisi’nde yer alan Ateşpâre Sokağı, Atgeçmez Sokağı, Feshaneli Atıf ve devlet adamı Atıf Ahmed Efendi hakkındaki bilgiler, şehrin sosyal hayatına ışık tutan önemli ayrıntılar sunmaktadır.
Ateşpâre Sokağı
Ateşpâre Sokağı, eski Beyoğlu kazasının Galata nahiyesinde bulunan Pürtelaş Hasan Efendi Mahallesi’nin sokaklarından biriydi. Sokak, Fındıklı Mezarlık Yokuşu ile Tekke Yokuşu arasında uzanıyordu.
1947 yılı kayıtlarına göre sokağın genişliği yalnızca tek bir arabanın geçebileceği kadardı. Tekke Yokuşu’na yaklaşıldığında yol giderek daralıyor ve patika görünümü alıyordu Daily Tours Istanbul.
Sokağın bir tarafında çoğunlukla iki veya üç katlı ahşap evler sıralanıyordu. Bu evler eski ve bakımsız olduğundan, küçük bir kıvılcımla bile kolayca yanabilecek durumdaydı. “Ateşpâre” adının da bu özelliğe gönderme yaptığı düşünülmektedir.
Sokağın diğer tarafında ise uzun süre boş kalmış, yabani otlarla kaplanmış arsalar bulunuyordu. Mahallenin sakinleri genellikle dar gelirli Türk ailelerinden oluşuyordu. Sessiz ve mütevazı yapısıyla bu sokak, dönemin İstanbul mahalle yaşamını yansıtan örneklerden biriydi.
Atgeçmez Sokağı
Atgeçmez Sokağı ise Fatih ilçesinin Fener semtindeki Tevkii Cafer Mahallesi’nde yer alıyordu.
1946 yılına ait bilgilere göre sokak yaklaşık üç arabanın yan yana geçebileceği genişlikteydi. Zemini kaba taşlarla döşenmiş olmakla birlikte yolun büyük bölümü bozuk durumdaydı.
Sokağın iki yanında çoğunlukla üç katlı kagir evler bulunurken, yer yer bahçeler ve boş arsalar da görülüyordu. Mahallede hem Türkler hem de Rumlar birlikte yaşamaktaydı. Loş ve sakin atmosferiyle Atgeçmez Sokağı, eski Fener’in huzurlu mahallelerinden biri olarak tanınmıştır.
Feshaneli Atıf’ın Hüzünlü Hikâyesi
yüzyılın sonlarında yaşayan Feshaneli Atıf, Eyüp ve Defterdar çevresinde oldukça tanınan gençlerden biriydi. Feshane Fabrikası’nda işçi olarak çalışan Atıf, aynı zamanda tulumbacılar ve mahalle kabadayıları arasında sevilen bir isimdi.
Ancak genç yaşta trajik bir kaza sonucu hayatını kaybetti. Fabrikada çalışırken makinenin dönen çarklarından birine kapıldı ve kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Bu acı olay, çevresinde büyük üzüntü yarattı.
Dönemin halk şairleri onun adına bir ağıt ve destan kaleme aldı. Yazar Osman Cemal Kaygılı, Semai Kahveleri adlı eserinde Feshaneli Atıf için yazılan bu destanın uzun yıllar gözyaşları içinde okunduğunu belirtmektedir. Günümüze ise ne yazık ki Atıf’ın hayatı hakkında çok az bilgi ulaşabilmiştir.
Devlet Adamı Atıf Ahmed Efendi
Atıf Ahmed Efendi, Osmanlı Devleti’nin önemli bürokratlarından biridir. Çankırı kökenli olan Atıf Ahmed Efendi’nin babası Üsküdar’da attarlık yapan Osman Dede idi.
İyi bir eğitim aldıktan sonra devlet hizmetine girdi ve dönemin seçkin kâtipleri arasında yer aldı. Başarılı çalışmaları sayesinde zamanla Reisülküttaplığa, yani dönemin dışişleri görevine kadar yükseldi.
Kaynaklar onun son derece bilgili, nüktedan ve zarif biri olduğunu anlatmaktadır. Yazı işleri ve resmî yazışmalardaki ustalığı sayesinde devlet yönetiminde saygın bir yer edinmiştir.
Zenginlik Yerine Dürüstlük
Atıf Ahmed Efendi uzun yıllar yüksek görevlerde bulunmasına rağmen büyük bir servet edinmedi. Görevden ayrıldığı dönemde geriye yalnızca evi ve küçük bir gelir kaynağı kalmıştı. Bunlar da borçlarını karşılamaya yetmiyordu.
Tam bu sırada ağır şekilde hastalandı. Kendisinden çıkar sağlayan birçok kişi onu yalnız bıraktı. Yanında yalnızca üç sadık hizmetkârı kaldı.
Talihsizlik bununla da bitmedi. Bir gece evinde çıkan büyük yangın her şeyi kül etti. Ailesi, Atıf Ahmed Efendi’yi bir seccadeye sararak güçlükle dışarı çıkarabildi. Evde bulunan neredeyse hiçbir eşya kurtarılamadı.
Geçmişin Hesabı
Yangından sonra Atıf Ahmed Efendi, cariyelerinden birine ait küçük bir eve sığındı. Üzerini değiştirecek elbisesi bile kalmamıştı.
O dönemde kendisiyle anlaşmazlık yaşayan İbrahim Nesim Efendi, alay etmek amacıyla ona bir takım elbise ve beş yüz kuruş gönderdi.
Bunun üzerine Atıf Ahmed Efendi büyük bir pişmanlık yaşadı ve geçmişte haksızlık ettiği Sahib Efendi’yi hatırladı. Rivayete göre, rakibi olan Sahib Efendi’yi yıllarca görev alamaz hâle getirmiş, hastalandığında ise küçümseyici bir tavırla yalnızca iki yüz elli kuruş göndererek “Doktora versin.” demişti.
Sahib Efendi ölmeden önce ettiği bedduanın kendi başına geldiğine inanan Atıf Ahmed Efendi gözyaşları içinde:
“Başıma gelen bu felaket, ona yaptıklarımın cezasıdır.”
demiştir.
Bu hikâye, Osmanlı kaynaklarında güç, makam ve servetin geçici olduğunu; adalet, merhamet ve insanlara iyi davranmanın ise kalıcı değerler olduğunu anlatan ibret verici örneklerden biri olarak aktarılmaktadır.
Eski İstanbul’un Sessiz Tanıkları
Ateşpâre Sokağı ve Atgeçmez Sokağı gibi bugün pek az kişinin bildiği sokaklar ile Feshaneli Atıf ve Atıf Ahmed Efendi’nin hayat hikâyeleri, İstanbul’un yalnızca büyük tarihî olaylardan ibaret olmadığını göstermektedir. Bu sokaklar ve insanlar, şehrin gündelik yaşamını, mahalle kültürünü ve toplumsal hafızasını oluşturan önemli parçalar arasında yer almaktadır.
Istanbul tur rehberi Ensar
İstanbul’un tarihî sokaklarını, unutulmuş mahallelerini ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan ilginç insan hikâyelerini keşfetmek isteyenler için Istanbul tur rehberi Ensar, şehrin bilinen rotalarının ötesine geçen özel kültür ve tarih turları düzenlemektedir. Fener, Balat, Galata, Kasımpaşa ve Üsküdar gibi tarihî semtlerde gerçekleştirilen bu gezilerde, eski İstanbul’un mahalle yaşamı, mimarisi ve arşiv kaynaklarında yer alan ilginç olaylar ayrıntılı ve akıcı bir anlatımla ziyaretçilere aktarılmaktadır.